BM Genel Sekreter Yardımcısı ve BM Kalkınma Programı (UNDP) Arap Devletleri Bölge Bürosu Direktörü Dr. Abdallah Al Dardari, 8 Ocak 2026 tarihinde Yalova Üniversitesi’nde konferans verdi.
İlahiyat Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleşen etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Rektör Yrd. Prof. Dr. Taner Tatar, dünyanın her yerinde görülen göç olgusunun ekonomik boyutuna da dikkat çekerek; “Suriye’nin yaralarını sarması ve küllerinden yeniden doğması, ülkenin birliğini ve bütünlüğünü devam ettirmesi Türkiye için de hayati öneme sahiptir. Suriye’nin eski zamanlarda olduğu gibi parlak dönemlerini yaşayacağını umuyorum.” dedi.
Türkçe özgeçmişinin okunmasının ardından kürsüye davet edilen Sayın Dardari, bir gün Türkçe hitap etmeyi umduğunu vurgulayarak başladığı İngilizce sunumunda Suriye’deki değişimin Türkiye ekonomisine etkilerini değerlendirdi.
Yalova Üniversitesi’nde kuruluş döneminde de misafir edilen Sayın Dardari 2010-2011 Akademik Yılı açılış dersini vermişti. O dönemde Suriye Arap Cumhuriyeti’nin Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı olan Sayın Dardari’ye fahri doktora beratı takdim edilmişti.
Suriye'nin Ekonomik İyileşmesi: Türkiye Ekonomisi İçin Dönüştürücü Bir Fırsat
Sunumunun başında 8 Aralık 2024’ten beri olumlu bir atmosferde gelişen olayların Suriye’de işlerin normal rayında yürüyebileceğini gösterdiğini vurgulayan Dardari, sadece dinî ya da ekonomik değil aynı zamanda kültürel ve kardeşlik yolculuğunun sembolü olan Hicaz demiryolunun canlandırılması gibi kardeşlik ve komşuluk ilişkilerini pekiştiren projelerin gündeme gelebileceğini söyledi.
Bilâdü’ş-Şam/Levant bölgesinde en büyük ekonomik gücün Türkiye olduğuna dikkat çeken Dardari, 2011-2023 yılları arasındaki problemlere rağmen Suriye’nin ekonomik ilişkilerini en yoğun sürdürdüğü ülkenin Türkiye olduğunu, iki ülkenin öteden beri var olan sağlam temel üzerinde ilişkilerini devam ettirdiğini anlattı.
2011 Suriye iç savaşının Türkiye’nin istikrarlı büyümesini doğrudan olumsuz etkilememiş olmasından duyduğu memnuniyeti ifade eden Dardari, Türkiye’de sayıları bir dönem dört milyona yaklaşan geçici koruma altındaki Suriyelilerin 2024’ten itibaren geri dönmeye başladığını, ülke dışındaki toplam 6 milyon Suriyeli sığınmacının yarısının Ocak 2026 itibariyle Suriye’ye geri döndüğünü belirtti.
Türkiye’deki iş çevreleriyle sağlam bağlantılar kurmuş ve önemli birikimler edinmiş, keza Türkçe öğrenmiş olarak geri dönen Suriyeliler ile Türkiye’nin ekonomik ilişkilerinin artarak devam edeceğini, nitekim Türkiye’de iş lisansına sahip tüm yabancılar içinde en büyük oranı (%50) Suriyelilerin oluşturduğunu belirtti.
Tekstil sektörü başta olmak üzere tarımda mevsimlik işçi, özellikle 6 Şubat Maraş depremleri sonrasında başlayan yoğun yeniden inşa çalışmalarında inşaat sektöründe vasıfsız işçi olarak görev alan Suriyelilerin düşük vasıflı işsizlik oranındaki payının %0,4 civarında olduğunu vurgulayan Dardari, Suriyelilerin Türkiye’de 10 yılda 33 bin endüstriyel kuruluş inşa ettiğini hatırlattı.
Kıtalar arası geçiş köprüsü mesabesindeki Türkiye’nin bölgedeki tüm ülkelerin en önemli ticari partneri olduğuna değinen Dardari, hızlı, ucuz ve güvenli transfer avantajı sayesinde 2005-2012 yılları arasında Türkiye’de transit ticaret oranının %13’ten %27’ye yükseldiğini, ancak Suriye krizinden sonra bu oranın geçici olarak %16’ya düştüğünü belirtti.
Genel anlamda ülkelerin krizlerin akabinde yüksek büyüme hızı yakaladığını örnekler üzerinden anlatan Dardari, Suriye’nin de 2035’e kadar her sene %7 oranında büyüyebileceğini öngördüklerini, dolayısıyla Türkiye’den Suriye’ye yatırımların teşvik edilmesinin önemini vurguladı. Zengin ekonomik tecrübesi, yapay zekânın etkin kullanımı, eğitim yeterlikleri sayesinde vasıflı eleman yetiştirme kapasitesinin yüksek oluşu gibi üstün yönleri sayesinde Türkiye’nin Suriye’nin yeniden inşasında önemli katkılar yapabileceğini açıkladı. Bunun da Türkiye açısından her sene 2 milyar dolar doğrudan ek gelir ve Arap ülkelerine yönlik yeni ihracat fırsatları sayesinde dış ticarette %6 oranında dolaylı gelir anlamına geldiğini ifade etti.
Organisazyonun sorumluluğunu Doç. Dr. Gülgönül Bozoğlu Batı’nın üstlendiği, eş zamanlı çevirileri Dr. Öğr. Üyesi Haluk Doğan’ın yaptığı konfaransa, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Prof. Dr. Seyit Sertçelik, Yalova Belediyesi eski başkanı Barbaros Binicioğlu, Tahran Din Hizmetleri Müşaviri Doç. Dr. Adil Bor, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi eski ve yeni dekanları Prof. Dr. Fethi Güngör ile Prof. Dr. Hasan Kaplan, Hukuk Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Bedrettin Kesgin, Etik Kurullar Koordinatörü Prof. Dr. İsa Karaman, İşletme Bölüm Başkanı Prof. Dr. Selami Özcan, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Elif Yüksel Oktay, Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zelha Altınkaya, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cengiz Sunay, işadamları, STÖ yöneticileri ve bir çok akademisyen katıldı.
Hediye takdimi ve fotoğraf çekiminin ardından katılımcılarla birebir sohbet eden ve sorularını cevaplayan BM Genel Sekreter Yardımcısı ve BM Kalkınma Programı (UNDP) Arap Devletleri Bölge Bürosu Direktörü Sayın Dr. Abdallah Al Dardari, onuruna verilen yemeğin ardından İstanbul’a uğurlandı.






